Eddie

19:11

İstanbul'a geldiğimden beri tempoya ayak uydurmakta zorlanıyorum. Yaşam burada hatırladığımdan daha hızlı ve spontaneymiş. İstanbullu olarak alışmam uzun sürmedi gerçi. Herkesin final zamanında gelmeme rağmen pek hayalkırıklığı yaşamadım.

Aylar önce bahsettiğim bir listem vardı. Güneşi göremeden geçirdiğim kış günlerinde derslerde çok sıkılınca oluşturmaya başladığım "İstanbul'da yapılacaklar listesi", İstanbul'a ayak basmamla beraber yavaş yavaş hayata geçmeye başladı. 15 maddelik listenin 8, 9, 11 ve 12 numaralı maddelerini 2 haftadan kısa bir süre içinde gerçekleştirdiğim için çok gururluyum. Şimdi bu maddeler nedir diyenler olur, meraklısınız biliyorum, çok enteresan şeyler değiller. Mesela 11 numaralı madde şöyle buyurur: Dışarıda kahvaltı et. Enteresan mı? Bence değil. Ama işte İsveç'te hava soğuk, kar yağıyor, güneş yok ve ben dersteyim. Kafamdan daha beter şeyler de geçebilirmiş. Diğer bir madde olan 9 numaralı madde de şöyle buyurur: Spora başla. Birkaç satır yukarıda bahsettiğim ortamda tek sporum fazla üşümemek için eve daha hızlı adımlarla yürümek olduğu için (içki içmek spor sayılmaz) hantallığın doruklarındaydım. Hala öyleyim gerçi ama şu an durumundan memnun olmayan bir hantalım.
Dediğim gibi liste çok enteresan değil. Çok basit istekler içeriyor. Umarım kısa zamanda bütün maddeler hayata geçmiş olacak.

Geldiğimden beri bir de Almanya'dan vize almak için uğraşıyorum. Bilenler vardır, Hurricane Festival 07'ye katılmak üzere 22 Haziran'da Almanya'da olacağım. Biletim falan her şeyim hazır. Bir tek vizem yok. Onun da görüşmesi 13 Haziran'da. Bir problem olacağını sanmıyorum ama yine de tedirginim tabi. Eddie'yle arama girmeye çalışan her şey beni tedirgin ediyor. Ayrıca Alman Konsolosluğu'nda çalışan herkes, hatta daha büyük bir genelleme yaparak diyorum ki, konsolosluklarda çalışan herkes ayrı bir dert. İş başvurusu sırasında sanırım insanları ne kadar sinirlendirebildikleri konusunda da bir sınava tabi tutuluyorlar. Yoksa bu insanların hepsinin nasıl konsolosluklarda konuşlanabildiklerini anlamak çok zor. Her neyse, vizemi verdikleri anda hepsini çok seveceğim. O zamana kadar bok atabilirim sanırım.

Bugünlük de benden bu kadar. Ayrıca beni okuyanlar var gerçekten. Ne hoş! basakiper ünlü olma yollarında emin adımlarla ilerliyor. Saygılar.


Red Hot Chilli Peppers - Snow
Malt - Deprem
Bloc Party - Hunting for Witches
Gorillaz - Feel Good Inc.

19:25

Comments

Popular posts from this blog

Bir baska pazar.

Volverin, taraftara yol verin!

Nisan planlari