Posts

Showing posts from September, 2007

Daldan dala

09:56

Sabahın bu saatlerinde buraya bir şeyler yazmam pek de sık rastlanan bir durum değil, sanırım. Emin de değilim. Belki daha önceden de yazmışımdır bir iki defa bu saatlerde. Ama kesinlikle kimse alışmasın buna. Bu saatlerde "acaba basakiper yazı ekledi mi" diye beklemesin bilgisayar başında. (Haha zaten hepiniz bekliyorsunuz di mi basakiper yazdı mı acaba diye, alem kızım vallahi.)
Konuya şu şekilde bir açıklık kazandırayım. Sabahki dersim iptal, ve ben evdeyim. Yakın bir zamanda, yani en geç 1 saate kadar evden çıkmış olmayı diliyorum. Dilemekle beraber bu konuda pek de bir şey yapmıyorum. Bilim adamı arkadaşlardan ışınlama konusuna en kısa zamanda bir kolaylık getirmelerini istiyorum. Herkes size milyon dolarlar akıtıyor, siz de hala ama bu işler biraz karışık diyorsunuz. Beni işe alsalar danışman olarak (danışman olarak alacaklar tabi, ben mi yapacağım bi de deneyleri? Hadi be! Ben takıldıkları yerlerde yardım ederim onlara.) 3 aya her şeyi çözülür, 1 seneye herkes evi…

Dünya yerinden oynasa

22:06

Okul güzel bir şey. Mühendislikse gerçekten şahane bir şey. Biz mühendislerin kafası başka işliyor. Ve bu işleyiş şekli acayip hoşuma gidiyor. Şimdi buraya kadar okuyanlarınız, kesin bunu bir olaya iliştirmemi, konuyu bir anektoda bağlamamı istiyorsunuz. Hissettim. Ama üzülerek söylüyorum ki, yok öyle bir anektod. Benim içimdeki öğrenme hevesidir sebep bunları yazmama. Yüksek mühendis olma kararını kesin olarak verdiğim şu günlerdeki mühendislik merakım tavan yaptı. Aman nazar değmesin, bu merak derslerimde başarıyı da beraberinde getirsin.

Onun dışında beni tanımlamaya yeni bir boyut geldi bugün. Hatta 10-15 dakika falan önce oldu bu. Sıcak sıcak söylemek istiyorum. Bunu söyleyen kişi, ben bu yazıyı buraya koyunca okuyacak ve yüzünde bi tebessüm olacak. Bak şimdiden de buraya yazıyorum, demedi demezsiniz. Neyse tanıma geçiyorum hemen. Noktasına virgülüne dokunmadan:
"dünya yerinden oynasa devam ederim tribin var"
Evet. Bu benim işte. Pek de memnunum halimden.

Aslında bu ya…

Uzatmadan

01:29

Stajım bitti. Mutluyum. Okul da açıldı açılacak. Pazartesilerim boş, salılar yarım gün. Hayat eski kıvamına geldi sayılır. Hayattan ziyade sanırım ben eski kıvamıma geldim. Mutluluk güzel şey.
Kısa kısa, okumayı zorlaştıran, birbirine bağlanması zor cümleler arka arkaya geliyor, farkındayım. Ama bugünlük böyle. Uzun cümleler kurasım yok. İşleri zorlaştırmaya da niyetim yok. Karışıklık sevmiyorum. Karmaşadan uzak durmak lazım.

Yarın saçlarımı kestirmeye gideceğim. Kim bilir, yıllar yılı uzun saçlı olarak tanınan ben bi anda kısa saçlı olabilirim. Sanmıyorum gerçi. Ani değişiklikleri sevmem. Değişikliği genel olarak sevmem aslında. Sonunu bilmediğim şeyleri sevmem. Heyecan değil huzur lazım daha çok insana. Bu aralar biraz heyecan lazım ama. Evet evet, heyecan olacaksa hayatımda bu ara tam zamanı. Varsa bu işlerle ilgilenen birileri, haberleri olsun.

Gece gece uzatmayalım lafı. Uyumak güzel şey. Tatlı rüyalar.

pearl jam - off he goes
kurban - göç
sigur ros - saeglopur

01:36

Ondan sonra

19:21

Ondan sonra her şeyin bir ilki var. Aslına bakarsan, yaptığım her şey ondan sonra ilk defa yaptığım şeyler oluyor. Ondan sonra ilk defa Bozcaada'ya gitmek, ondan sonra ilk defa Rock'n Coke'a gitmek, ondan sonra ilk defa çok sarhoş olmak, ondan sonra ilk defa içinin hoş olması, ondan sonra ilk defa bazı şarkıları dinleyip değişik manalar çıkarmaya çalışmak falan filan. Daha bunu uzatabilirim de gerek yok, varmak istediğim nokta, aslında biraz üstü kapalı da olsa, bahsetmek istediğim şey çok açık galiba.

Bazı devirler kapanıyor, yenisinin açılması zaman alıyor. Sayfanın açılmasını beklemeden açmaya çalışmak bambaşka bir meziyet zaten. Bende olmadığı için de takdir ediyorum olanları. Ama sanırım bu aralar hayat biraz daha tatlı. Evet, tam olarak bu, tatlı. Orta şekerliyle çok şekerli arası. Yatarken bile gülümsemek değil ama bir tebessümle uyanabilmek ya da kendini kasmana gerek olmadan eğlenebilmek. Tatlı hayat öyle bir şey. Ne şahane ne vasat. Ortası işte.

Bunları bir ke…