Bir haftasonu

15:23

Boş ve güzel bir pazartesi daha. Ve ben enteresan bir şekilde tebessüm etmekteyim. Yazı yazarken hiçbir neden olmadan tebessüm etmek hoş bir duyguymuş, sevdim. Bundan sonra da devam edeceğim buna.

Bu yazmadığım günlerde neler oldu diye bir gözden geçirelim hep beraber. En son 27 Eylül'de yazmışım, yani perşembe. Cuma günü okula gittim geldim. Sonra bir yemek yedik dışarıda. Sonra da evdeydim. Oturdum ki oturmak sevdiğim şeylerden biridir. Çok rahat bir şekilde oturdum. Bu en sevdiğim şeylerden biridir. Cumartesi günü, bu Otto neyin nesidir, niye bir anda bu kadar popüler olmuş diye bakmak üzere Taksim'e yollandık. Otto'nun kalabalığından korktuk diyebilirim. Gerçi hafiften bir Robert kantini havası vardı. O bakımdan hoştu sanırım ama ezilme tehlikesi bize göre olmadığından yavaşça uzaklaştık mekandan. Tabi Babylon'da da Hotchip kalabalığı vardı. Gerçi Hotchip sıkıcıymış biraz, gidenler varsa yorumları duymak isterim. Babylon'u da geçtik, gittik onun yerine Kino'ya oturduk. Böylece ben İstanbul'a gidince yapılacaklar listemden bir madde daha karalamış oldum. Kino, Babylon'un sokağından İstiklal'e giderken sol tarafta Refik'in yanında kalan bir yer. İçeride bahçesi var, çok sevimli. Müzikler de fena değil. Tavsiye ederim. Sonra saatlerce Kino'da oturduk. Oturan sabit bir ekip ve geçerken uğradık diyen ve değişen bir ekip daha vardı. Çok hoşuma gitti. Oturan grupta olmak daha çok hoşuma gitti.
Dönüş yolunda 1. köprünün kapalı olması ve dolmuşumuzun çevrilmesini saymazsak (ki bu saat 4:30 civarlarında oldu, sayılmaz) şahane bir cumartesi geçirdim.

Bu bahsettiğim cumartesi gecesi ilkokuldan bir arkadaşımla karşılaştım dolmuşta. Dolmuştan indim, uzun zamandır görmediğim bir sürü başka arkadaşımı gördüm. Neymiş yani, Facebook falan yalan, Taksim'e çıkmak lazım bu tür şeyler için. (Evet, bu Facebook durumlarına ben de bir yorum yaptım sonunda. Çok gururluyum.)

Dün de "Her Pazar aynı ekip, farklı mutfak" buluşmalarının 3. ayağını gerçekleştirmek için öğle yemeğine mantıcıya gittik. O da pek nezihti.

Öyle işte. Bugün de rahat rahat ve boş boş oturuyorum. En sevdiğim şey. Filmekimi'nden film seçmek üzere onun internet sayfasına yöneleceğim birazdan. Herkes kendine iyi baksın. Önerisi olan varsa da yazsın. Yazın be! Kimse yorum yapmıyo bana! Yapın! Yazın!

snow patrol - shut your eyes
kings of convenience - sorry or please
norah jones - not my friend
björk - earth intruders
kent - om du var här

15:40

Comments

ozan said…
otto'ya gidip ayakta hemen bi fındıklı votka shot yapıp sonra başka alemlere akmak en güzeli.
basakiper said…
Garsonu yakalamamız bile çok zor oldu. Haftaiçi gitmeye karar verdik biz :)

Popular posts from this blog

Bir baska pazar.

Volverin, taraftara yol verin!

Nisan planlari