Hasta yazı

19:25

Ödevler, projeler, sınavlar veya okulla ilgili akla gelen hiçbir işin sonu gelmiyor. Bi de üstüne üstlük kütüphane kitabımı kaybetti! Verdim kitabı, kitabınızı geri getirmeniz için son 3 gün diye mail attılar. Hemen uzattım tabi. Geçen gün gittim kütüphaneye, derdimi anlattım. "Bul o zaman kitabı" dediler. Rafta yok tabi kitap. Hiçbir zaman olmuyolar ki. Neyse, elbet bulurum ben o kitabı.

Bu kadar iş güç arasında bir de hasta oldum. Çarşamba akşamı boğazımın inceden batmasıyla baş gösteren hastalık perşembe günü boğazımın daha beter duruma gelmesi ve sesimin değişmesiyle iyice hissettirdi geldiğini. Cuma gününe sınavım olması dolayısıyla da bastım tabi ilaçları hemen. Gerçi evde ateşimin çıkması da ilaç almama etkendi. Neyse. Cuma gün içerisinde her şey iyi giderken akşam tekrardan bastırdı mikroplar. Bütün cumartesi yerimden kıpırdayamadan oturdum. Ve gerçekten çok sıkıldım. Bugün biraz daha iyiyim. Yani bi halsizlik var tabi ama o kadarı da olsun. Günün kıssadan hissesi: Aman hasta olmayın, mandalina yiyin.

Bu hafta da bi sürü ödev, sunum ve sınav var. Hele çarşamba günü sınavımın saat 18:00-20:00 aralığında olması ne kadar hoş değil mi? Saat 8'de Maslak'ta olmak, eviniz orada değilse, kimsenin isteyeceği bir şey değildir heralde. Ama pek de takılmamak lazım sanırım böyle şeylere. Kısmet falan deyip geçiştirmek lazım.

Bu arada bu kadar kötü olaydan sonra, bugün bir de elimi yaktım. Gerçi her zaman yaptığım şey. Ya çay koyarken ya da çay demlerken elimi yakıyorum. Bu sefer çay demlerken oldu. Bahanem vardı ama bu sefer. Hastayım ya, bitkinlik var üzerimde. Olan sol elime oldu her zamanki gibi. Alıştım sanırım artık.

İşte böyle okuyucum. Bu hafta böyle sıkıcı geçti hayat. Sende varsa enteresan bir şeyler biraz da sen anlat.

snow patrol - make this go on forever
incubus - pardon me
pearl jam - elderly woman behind the counter in a small town

19:37

Comments

Gülin said…
okuyucuya seslenilmiş.

bu senenin sonunda yakın arkadaşlarım mezun olunca okulda yalnız kalacağımdan endişeleniyorum. benim okulum 1.5 sene uzuyor.

o zaman bu koşuşturmacalar renksiz kalacak.

kemerburgaz'da oturan biri olarak, geç saate sınav koyulmasının ne kadar illet bir şey olduğunu anlayabiliyorum.

gibi...
basakiper said…
Ben seneye de öğrenciyim. Hatta ondan sonra yüksek lisans yapma gibi planlarım var. Ben hep öğrenciyim. Ben buraya yazdıkça sen de içini dökersin artık.

Popular posts from this blog

Volverin, taraftara yol verin!

Bir baska pazar.

Nisan planlari