Posts

Showing posts from March, 2008

Gelgit

22:56

Yeniden merhabalar. Yine uzunca bir ara olmuş ben farketmeden. Ama olur öyle. Öğrencilik böyle bir iş. Dersler ve gezmelerden sonra insanın aklına gelmiyor bazı şeyler. Mesela yarın sınavım var sabahtan. İyi ki sabahtan. Olacak ve biticek. Çalıştım gerçi, yaparım. Ama sınav bu. Belli olmaz. Aslında sınavın belli olup olmamasından ziyade benim sağım solum belli olmadığı için kesin konuşamıyorum. Mesela canım sıkıldığı için 45 dakikada çıkabilirim. Olasılıklar dahilinde. Ama sanmıyorum.

Bunların dışında kısa bir güncelleme yapmam gerekirse: Yeni bir şey yok. Git-gel, hatta daha ziyade gelgit. (ziyade bugünün lafı galiba) Bir öyle bir böyle. Biraz oradan biraz buradan da olabilir, denebilir, uygundur.

Gelecek planlardan bahsedersem belki biraz olsun tatmin edebilirim sizi. Tatmin etmek derken, okuyucu açısından. Yoksa hayatımın tatmin edici olup olmaması bana kalmış bir şey.
Bu tek kişilik tartışmayı uzatmamam en güzeli olacak galiba. Gelecek programların ilki Erik Truffaz'la Babyl…

Yıllar sonra

22:53

Hayat ne tuhaf vapurlar falan mantığını her geçen daha çok özümsüyorum. Hayat hakkaten enteresan bir şey. Mesela bir şeyi günlerce, haftalarca, aylarca istiyorsun. Ama olmuyor, sen istedikçe o uzaklaşıyor. Yıllar sonra, sen hayatına devam etmiş, kafanı başka şeylere takmışken bir anda elini uzatsan tutabileceğin bir yerde. Burada bambaşka sıfatlar da kullanılabilir ama enteresan tam istediğim anlamda sanırım. Bilemiyorum. Sanırım bu kategoriye sokabileceğim bir olay daha var. O da herkesin bildiği "zamanın göreceliliği" kavramı. Mesela ben pek farketmedim ama haftalar geçiyor, dönemin ilk vizesi de yarın. Her hafta 2 quize girdiğimi, bir sürü ödev yaptığımı falan saymazsam çok da hissedilmedi galiba. Tabi siz burada kesin biraz daha ayrıntı istiyorsunuz. Geçmişten gelen, bu kızın bu kadar istediği şey neydi acaba diye düşünüp duruyorsunuz. Çok elle tutulur bir şey değil diyerek geçiştiriyorum. Merak güzel şeydir, ilgiyi canlı tutar.

Onun dışında anlatabileceğim neler var…

Hangisiymis?

22:47

Bak bi şey diyecektim unuttum.
2 alttaki resimde beni bulanlar var mı? Tabi beni tanıyanlara değil bu soru. Tanımayıp da okuyan varsa diye. Tanıyıp da bulamadıysanız, afedersiniz, yuh.

22:48

Şarj

22:41

Bugün çok yorgunum. Ama bir türlü yatmak bilmiyorum. Enerjimi son damlasına kadar kullanırsam daha verimli uyurum gibime geliyor sanırım. Elektronik aletlerin ilk kullanımlarında tavsiye ederler ya, tamamen bitmeden şarj etmeyin diye. Yok yani elektronik alet olduğumdan değil de... Ne kadar yorgun olursam o kadar güzel uyurmuşum gibi sanki. Halbuki yalan. Şimdi yatsam mışıl mışıl uyurum. Birazdan yatacağım zaten, burada bunun açıklamasını niye yapıyorsam.

Farkettiyseniz artık pek yazmıyorum. Yazmıyorum değil de yazamıyorum demek daha yerinde olur. Şöyle ki, anlatacak bir şeyler gelmiyo aklıma. Hayat bi duruldu, sakinledi. Ben de nefes aldım. Oh be.

Lafı fazla uzatamıyorum izninizle. Zira gözlerim %10 açıklıkla pek verimli olmuyorlar. Hem yarın sabah quizim var, her pazartesi ve salı sabahı olduğu gibi. Bu bakımdan herkese iyi geceler. Bana da tatlı rüyalar.


pinhani - ben nası büyük adam olucam?
snow patrol - hands open

22:46

Fal

17:17

Bu aralar saat konusunda şanslıyım sanırım. Ama bugün kendimi bu konuda tebrik etmiyorum. Bi kere tebrik ettim. Bir defa yapılan bir şeyi tekrarlamak başarı olmayabilir. Her ne kadar iyi yapılan bir işi aynı seviyede tutmak başarı sayılsa da bu her konuya uygulanamaz. Mesela, bir mekan ilk açıldığında şahane makarna yapıyorsa (bugün canım güzel bi makarna istiyor, o yüzden konuya makarna örneğiyle girdim. Yoksa aynı mekan muazzam sarma ya da mükemmel imambayıldı yapıyor da olabilir. Okuyucu kitlemin nelerden hoşlandığını bilemediğimden kendime yönelik yazıyorum.) hep aynı kalitede makarnayı yapabiliyorsa başarılı olabilir. Ama ben 23:23'te yazdım, bugün de 17:17'de yazdım diye başarılı olamam. Ha mesela bugün 22:22 ya da 11:11'de yazmış olsaydım, bunlar bir çıt daha yüksek olduğu için yarım ağızla kendimi bir kere daha tebrik edebilirdim.
Ama şu an gerek yok.

Eski yazılarımı okuyanlar, bu yazıda irdelenecek bir konu bekliyorlardı. Ancak 2-3 gün önce çeşitli yerlerde oku…

İTUkış*

Image

Yarış sonrası

23:23

Öncelikle yazıya böyle şahane bir saatte yazmaya başladığım için kendimi kutluyarak başlıyorum. Gerçi 22:22'de yazsaydım daha güzel olabilirdi ama malesef elimde olmayan sebeplerden dolayı o saati tutturamadım. Yalana bak! Elimde olmayan sebeplermiş... Evde değildim arkadaşım.

Her neyse. En son yarışlara gidiyordum di mi? Evet. Yarışlara gittim. Daha doğrusu yarışlara gittik. Ufak tefek sakatlıkları (bir omuz çıkardık, bir de diz bağlarını yırttık, rahatladık) saymazsak eğlendik ve döndük. Yarışlarda bunun dışında naptığımı, kaçıncı olduğumu merak edenler vardır. İnanın bilmiyorum. Bakmaya tenezzül etmedim. Biz İTÜKIŞ olarak olimpiyat coşkusunu dağlara taşıyan bir ekibiz. Zaten spor biraz da bu demek değil mi? Coşku. Evet. Olimpik sporcular gelip bizim fotoğrafımızı çektiler. "Sizi takdir ediyoruz." dediler. Biz duymak istediğimizi duyduk. Bu arada "amaaan napmış olabilirler ki?" diyenleriniz varsa hemen yarışlara gitmiş birilerini bulun ve İTÜKIŞ nedir nap…