Öyle böyle

21:57

Her seferinde enteresan bir giriş yapmak istiyorum ama bir türlü beceremedim. Enteresanlıktan öte can alıcı olmalı, bir anda bütün dikkatiniz burada yoğunlaşmalı giriş paragrafından sonra. Öyle yaptım farzedin. Gerçi bu yazıda yapmasanız da olur, zira çok önemli şeylerden bahsetmeyeceğim. Ama belli de olmaz. Önceki yazılarda tohumlarını serptiğim gizemli konular belki de bu yazıda ufaktan filizleneceklerdir.

Önce haftaya genel bir bakış atalım. Bu hafta neler yaşandı, nerelerde neler yapıldı? Düşününce her zamanki gibi okula gidildi, salı ve çarşamba günleri sınava girildi. Salı günü saat 8'e kadar Maslak'ta kalmak nasıl bir şeymiş, o tecrübe edildi. Kapıya doğru yürürken, bir an için İstanbul'da yaşadığımı unutup masumca fısıldadığım"Umarım trafik yoktur da Beşiktaş'a rahatça giderim" dileğim gerçekleşti. (Keşke başka bir şey dileseymişsin demeyin, o an başka hiçbir şey beni o kadar mutlu edemezdi, gerçekten) Sonraki günler de geldi geçti. En nihayetinde tekrar pazar günü oldu. Yani aslında, yine, gözlerinizi yerinden çıkartacak derecede şaşırtıcı bir şey olmadı basakiper taraflarında.

Neyse, aklıma kendi hakkımda bahsedecek bir şey gelmedi. Gerçi gizemleri açıklamam konusunda baskılar var. Ancak her şeyin bir yeri bir zamanı var. Aslında zaman geçtikçe, eskiden ortaya attığım gizemli şeyleri unutuyorum. (Lost senaristi gibiyim, nazar değmesin) O yüzden eğer "ya bak aylar oldu, ben hala şunu merak ediyorum" dediğiniz şeyler varsa, sorun. Çekinmeyin. Yardımcı olurum. Yani, şansınızı bir deneyin en azından. Kim bilir, belki basakiper gizemlerinden biri gün yüzü görür.

Bu sefer meraklandırmak yerine umutlandırdım. Okuyucuyu manipule etmeyi iyi biliyorum.
Görüşmek üzere. İyi bakın kendinize.

oasis - morning glory
pearl jam - hail, hail
dorian - bakma yüzüme
pearl jam - state of love and trust
rem - to the one i love

22:17

Comments

Popular posts from this blog

Bir baska pazar.

Volverin, taraftara yol verin!

Nisan planlari