Ericsson

14:07

Yağmurlu havada evde oturmak çok güzel bir şeymiş. Hem de bu sıcaklardan sonra ilaç gibi geldi. Sanırım bir tek ben değil herkes de böyle düşünüyordur, değil mi? Yağmur herkese hayırlı olsun. Bu kurulukla nereye kadar giderdi zaten bilemiyorum. Kiraz yiyemedim bu sene bu yüzden.
Her neyse. (Burada çevre sorunlarından bahsedip çevre bilincimin olduğunu da göstermiş oldum)

Son yazıdan bugüne neler olmuş gözden geçirelim, rutin olarak: (Previously on basakiper)
Pazartesi günü Ericsson'a başvurdum. Kendileri bana o gün geri döndüler ve "yarın saat 3'te bizim burada" diyerek randevu verdiler. "Tamam" dedim. Salı günü Maslak USO Center'a gittim, görüşmemi yaptım. Henüz bir cevap yok tabi haliyle. "1-2 gün içerisinde haber veriririz" dediler. Ona da "tamam" dedim. Eğer olursa bu iş, haftanın 3 günü çok değişik bir şey yapıp Maslak'a gidip gelicem. Ericsson Beyler 7:30-17:00 arası çalışıyolarmış bu arada. Aranızda başvurmak isteyen varsa tekrar düşünmek isteyebilir. Ben düşündüm mesela, ama servisimiz var merak etme dedikleri için peki dedim.
Bugün de okula gitmedim. Kendime tatil verdim. Hem yağmur falan caydırdı. Böyle havada evden çıkılmaz. Evde oturulup bi şeyler izlenir ki ben de öyle yaptım. Gerçi yüzmeye gitmem lazım. Elbet evden çıkmam lazım yani. Mayışıklık bir yere kadar.

Geçen günlerin özeti bu şekilde. Bugün yazımı bir alıntıyla bitirmek istiyorum, pek huyum değildir aslında, bilirsiniz. Ama hem keyifli, hem mutlu, hem de huzurluyum. Bu şarkı beni en çok mutlu eden için. Şöyle ki:
seninleyim
mutluluk kalbimde çözülmüş
ulaşamaz bana yanlış sesler
senleyim
rüyadan farksız

Öperim.

mor ve ötesi - çocuklar ve hayvanlar
radiohead - house of cards
the national - brainy
foo fighters - everlong

14:23

Comments

Popular posts from this blog

Volverin, taraftara yol verin!

Bir baska pazar.

Nisan planlari