Posts

Showing posts from August, 2008

bb.

17:21

Haftasonu öncesinde sizleri biraz güncellemek istedim. Bence iyi bir düşünce, yani kendimden başkasını düşünmek. Evet.

Her neyse. İçinde bulunduğumuz, yılın 35. haftasının haftasonu süreci başladı bence. Gerçi çalışanları hala zorlu bir yarım saat bekliyor olabilir. Ya da haftasonu çalışanlar olabilir. Ama bu haftasonunun basakiper için başlayamayacağı anlamına gelmez. Aslında, ben uzun haftalardır, bütün günlerimi haftasonu kıvamında yaşıyorum. Olaya bu açıdan bakarsak çok da enteresan bir durum değil haftasonu benim için. Önümüzdeki aylarda da sanırım bu iş böyle devam edecek. Ama haftasonunun bana çok da bir şey ifade etmemesi siz okurlar için de aynı şekilde olduğu anlamına gelmez.
Bazen, bazı şeyleri fazla uzatıyorum. Farkındayım. Ama ben kendimi böyle kabul ettim. Lütfen, siz de böyle yapın. Her şey daha güzel oluyor.

Biraz önce The Italian Job adlı güzide filmi seyrettim. Pek keyifliydi. The Brazilian Job adında bir devam filmi geliyormuş. Devamı gelmeden, hazır aklımdayken s…

Çay

10:30

Tekrardan günaydın. Pazar kahvaltısıyla beraber yine ben geldim. Tabi siz kahvaltı ettiniz mi, eder misiniz, böyle bir alışkanlığınız var mı bilemem. Kendi adıma konuşuyorum.
Ben kalktım, çay demledim. Onu beklerken maillarıma baktım, gazete okudum. Bu arada çay demlemek en sevdiğim şeylerden biri galiba. Sabah erken kalkmayı pek sevmiyorum, hele de herkes uyurken. Ama "neyse, yine çayı ben demledim" diye seviniyorum. Halbuki kim daha fazla çay demleyecek diye bir yarışma yok Kiper malikanesinde. Gerçi olsa Anne Kiper'den sonra 2. sırada olurum. Anne Kiper'e yetişme şansım yok zaten. Kendisine uzun yıllar avans verdim.
Her neyse efendim. Ben bunları düşünürken çay demlendi. Ben de kahvaltı ettim Hürriyet Pazar eşliğinde.
Pek keyifliydi.

Şimdi de bilgisayarımın başına geldim. Hala herkes uyuyor. Çok canım sıkılıyor böyle olunca. Hava çok sıcak olduğu için, evdeki en stratejik hava akımı sağlayıcısı konumunda olan odamın kapısını da kapatamıyorum. Sessiz olmak mı terl…

ITB

11:04

Şu blogdaki eski hava kalmadı. Demek istediğim şöyle bir şey, eskiden sadece "bakalım basakiper bu hafta ne yapmış?" sorusuna cevap aranmazdı. Artık öyle oluyor sanki. Her neyse, ben bu konuda şikayetçi olduğunuzu duymadım. Bu bakımdan istediğim gibi devam edebilirim.

Pazartesi günü gelecek dönemin ders programları açıklandı okul sayfamızda. Gelecek dönem, yani başlamasına yaklaşık 4 hafta kalan güz döneminde 4 ders alacağım. Anlayanlar için bir zorunlu ders, 1 MT seçmelisi ve 2 tane ITB seçmelisi. Yani, normal olarak bu dersler 2 güne sığar. Ancak istediğim 2 güne sığmaları için ideal bir dünyada yaşamalıyız. Zorunlu dersim salı günü olduğu için salı günüm dolu. Tamam, kabul. Salı gününe geri kalan derslerden birini alırım. Süper.
Ben, en temiz duygularımla diğer derslerimin cuma günü olmasını istiyorum. Aslında almak istediğim dersler vardı ama onlar cuma günü değilmiş. Olsun, o da kabul. Ama insan cuma akşamüstü Maslak'a bir tane mi ITB koymaz? Her neyse. İTÜ'd…

Candle

01:38

Günaydın sevgili okur. Henüz gün aydınlanmadı, biliyorum. Kafam güzel değil, içki içmedim. Zira antibiyotik kullanıyorum. Daha doğrusu sonuncusunu bugün aldım, bitti. Ancak karaciğerimi şu genç yaşta üzmek istemiyorum. Yazık çocukcağıza...
Her neyse, sen bunu okuduğunda gün aydınlanmış olacak. Onu düşünerek sana günaydın dedim.
Ve bu günaydın lafı fazla uzadı.
Bu kadar uzamamış olduğunu farzediyorum.

Aklıma bir şey geldi sadece bugün. Tam kandil simidi alırken geldi hatta. Konuyla alakasını 3-5 saniye sonra anlayacaksınız.
Kandilleri simidi yüzünden, ramazanı da pidesi yüzünden sevmek kötü bir şey mi? Bilemedim. Hamur işi seviyorum sanırım. Parçadan çıkardığım anafikir buydu benim. İleride pastanemde hem kandil simidi hem de pide olacak. Bunları da listeye ekledim. Beklerim.

Aklımda 3-5 bir şey daha var sanırım ama yazmaya mecalim yok. Unutmazsam yazarım. Unutursam da panik yapmayın.
Bu gece iyi dileklerim sizinle. Burayı okuyan herkes benim kadar mutlu olsun, sevsin sevilsin.

feist - ga…

Mamma Mia

11:07

Günaydın sevgili okur. Uzun bir aradan sonra pazar sabahını tutturmayı başardım yeniden. Pek sevinçliyim konu hakkında.

Sizleri durumum hakkında güncellemediğim ağustosun ilk haftasında hayatımda neler oldu diye düşünüyorsunuz siz kesin. Bundan önceki hafta bu kadar yazı yazdı bu kız, sonra bir anda kesildi falan diye düşünüyorsunuz. Haklısınız. Geçtiğimiz hafta pek evde değildim. Eve ara sıra uğramak dışında pek vakit geçirmedim. Pek güzel oldu. Bırakın burayı, internetin diğer ortamlarında da çok fazla vakit geçirmedim. Bu da pek güzel oldu. Tek yaptığım kariyer.net'te ilanlara bakmak, başvurabileceğim bir şeyler bulmaya çalışmaktı. Ancak malesef, bulamadım. Kısmet dedim sonra da. Demek ki her şeyin bir zamanı var.

Önümüzdeki haftaları da olabildiğince dışarıda, olabildiğince eğlenere geçirmek planım var. Zira tatildeyim. Tatil böyle şeyler için var. Gerçi şu part-time işim olmazsa önümüzde sene de yarı-tatilde sayılacağım. O da fena değil bir bakıma. Tatil her zaman güzeldir…