Posts

Showing posts from September, 2008

12 Gün Bayram

Image
10:54

Pazar sabahları burada olmak hoşuma gidiyor. Kendimde, kendisini pek sevmesem de, bir Ayşe Arman havası seziyorum.
Aslında daha önceden de dediğim gibi, benim artık pek gün kavramım kalmadı. Hele de 12 günlük bayram tatilinde... Çarşamba günü "Çocuklar, yoklama almıyorum. Konuşacaksanız durmanıza gerek yok." şeklindeki tatlı dilli uyarı dolayısıyla erkenden 14:30 sularında çıktığım dersten beri tatildeyim. Bu süre içerisinde, İstanbul'da kalacağım ve İstanbul'da kapı kapı dolaşacak aile bireylerim olmadığı göz önüne alınırsa aslında çok boş günler beni bekliyor. Çoğunluğun ya memlekette ya da bayram ziyaretinde olduğu zamanlarda ben de kendimi başka işlere adamayı planlıyorum. Bunların arasında her kış başladığım ama bitirmediğim örgü atkılar var mesela. Ya da kendimi spora verebilirim. Veya izlenilecek bütün dizi ve filmleri, internet bağlantım izin verdiği ölçüde, tüketebilirim.
Böyle anlatınca çok keyifli oldu di mi?
Ama olacağını sanmıyorum.



Her neyse. Dün Vin D…

Anket

11:32

Burada hep bir yenilik var. Onlardan biri daha karşınızda!
Google Reader falan kullanıyorsanız, "aaa nerede bu?" diyebilirsiniz. O yüzden şu an hemen siteye girin.
Girdiğinizi farzederek devam ediyorum talimatlara. Sağ tarafta bir anket var. Cevap verin.
Evet, hayır ve sayılır. Çok kolay.
Sayılır derseniz, ortak bir arkadaşımız olduğu varsayımında bulunacağım. Ona göre cevapları düşünerek verin.

İlerleyen günlerde görüşmek üzere, şimdiden hayırlı bayramlar.

11:36

Kucuk

16:17

Bu Dünya bazen çok küçük, bazense gereğinden fazla büyük. Bazen en ayrı, en alakasız insanları bir araya getiriyor, bazense araya denizler/kıtalar falan sokuşturuyor.
Anlamak çok zor.

cold war kids - we used to vacation

16:18

CERN ve UFO

18:20

Herkes rahat bir nefes alabilir. Zira dünya henüz kara delikler tarafından yutulmayacak. Zaten yutulsaydı çok kızardım. Bunlar nereden çıktı derseniz, şöyle ki:

----
CERN’deki deney durduruldu Avrupa Nükleer Araştırma Merkezinde (CERN) çalıştırılan parçacık hızlandırıcısı, elektrik arızası yüzünden bugün durduruldu. CENEVRE - CERN sözcüsü, yerin 100 metre altındaki 27 km’lik dairevi tünelin soğutma sisteminin elektrik arızasından etkilendiğini belirtti.

Sözcü, AFP muhabirine “Bu çok karmaşık bir aygıt; deneme sürecindeyiz, böyle arızalar normal” dedi ve arızanın gün içinde giderilebileceğini ve sistemin tekrar çalıştırılacağını söyledi.

Bir hafta önce çalıştırılan “Büyük Hadron Çarpıştırıcısı” adlı dünyanın en büyük parçacık hızlandırıcısında, proton huzmeleri ışık hızına yaklaştırılarak çarpıştırılacak ve çarpışma sonucu mikrosaniyeler içinde ortaya çıkıp kaybolacak parçacıklar incelenerek madde ve kainatın sırrı aydınlatılmaya çalışılacak.

http://www.ntvmsnbc.com/news/459751.asp

----

Ge…

Secim

22:45

Gitmek, gitmeyi seçmek, gitmemek, gidememek, kalmak, kalabilmek... Çok enteresan seçimler bunlar. Hayat zaten çok tuhaf, vapurlar falan. Ama seçim yapmak zorunda kalınca daha da tuhaflaşıyor galiba.
Bugün bir film seyrettim, Wristcutters: A Love Story.
Film çok depresif bir konuyu biraz masalsı bir dille anlatıyor. Tavsiye ederim. Sanırım oradan aklıma takıldı bu gidip/gitmeme, kalıp/kalmama durumu. Gerçi filmde çok başka bir "gitmek" var ama olsun. Yine de bir seçim. Kalmak ve gitmek, en basit anlamıyla.
Bence kalmak varken gitmeyi seçmek çok zor. Hatta kaba, bencilce bi hareket. Ama arkada bırakılanlara rağmen gidebilmek cesurca. Gerçi döndüğümde nasılsa burada olurlar diye bir güven olmasa gidebilmek kimsenin becerebileceği bir şey değil. Babana bile güvenme derler adama.

Kafam dağıldı benim.
Pazar sabahları genel olarak takındığım magazinsel havadan pek uzağım, farkındayım. Pazar akşamları böyle oluyor demek ki.

Her neyse.
Yarın okulun ilk günü. Dersim yok, ama ders progr…

sis.itu.edu.tr

09:52

5. (yazıyla beşinci) seneme başlayacağım ve bu sebeple bana normal harcımın neredeyse 2 katı para ödeten İTÜ, ders seçimlerindeki en kötü sezonumu yaşatıyor bana. Bu 5 sene içerisinde kendisini "yakın" dediğim bir kısım arkadaştan bile fazla görmüşlüğüm olmasına rağmen bu yaptığını malesef hazmetmek istemiyorum.

Bundan önceki yazılarda bahsettiğim üzere, bu dönem, topu topu 4 tane dersim var. Ve bu dersler 2 güne sığabilir. Hatta sığdırmak çok da zor değil. Ancak kayıt karmaşasında ders alamadığım için bu dersler bir türlü düzgün bir şekilde 2 güne sığamadılar. Önce kontenjan artmayacak deyip beni takipten düşürdüler, sonra kontenjan artırdılar. Sonra okula gittiğimde, "bugün git, 10 gün sonra gel" diyerek psikolojik olarak yıprattılar. Hayır, bu kadarına ne gerek var onu anlamıyorum. Alt tarafı ders almaya çalışıyorum ki okulum bitsin, vatana millete yararlı bir mühendis olarak çalışma hayatıma başlayayım.

Ben de bütün bu olanlara inat, boş bulduğum bütün dersl…

İsyan

Image
11:29

Günaydınlar herkese. Arayı kısa tutup biraz gözünüze girmeye çalışıyorum galiba. Bir de tabi okurlardan gelen "daha düzgün şeyler yazsana!" tarzında açıklamalar var. İsyan çıktı çıkacak. Haklısınız tabi.

Ancak şöyle bir durum var. Eski yazılara bakınca, ki bunu söylemiştim sanırım daha önce, ben mutlu olunca bunu anlatmayı o kadar çok beceremiyorum. Aslında becerememek değil de, üzgün/mutsuz/sıkkınken daha çok yazıyorum. Öyle zamanlarda aklım daha karışık oluyor, daha çok düşünüyorum ve çoğunlukla da pek keyifli şeyler düşünmüyorum. Düşündükçe de bazı noktalara takılıp buraya yazıyordum galiba. (Bak o kadar uzun zaman oldu ki hatırlayamıyorum bile demeye çalışıyorum burada)
Aslında, mutluluk paylaştıkça çoğalır diyip mutluluğumu da uzun uzadıya yazmam lazım. Ama korkarım öyle şeylerden. İnsanlar mutsuzluğu kıskanmaz ama çok çok çok mutluluğu çekemez. Ben şimdi kimseye "beni çekemiyosunuz" demiyorum, yanlış anlaşılmasın tabi. Ama korkarım nazar değecek falan diye…

Eylülün ilki

14:25

O kadar yaz sıcakları, aman bunlar nasıl geçecek falan diyordum ki bi baktım eylül gelmiş. Havalar artık tam sevdiğim gibi. Pantolon giyince, çok yürüyüp koşturmazsam, terlemiyorum. Evet, etek giymeyi seviyorum. Ama 4 aydır da etek giyiyordum. Her şeyin bir sınırı var, o sınırı aşınca canım sıkılıyor doğal olarak. Bu aralar akşamları üzerime bir şeyler bile alasım geliyor. O kadar güzel hava, gerçi sizler de farkındasınızdır. Ama tabi dünyanın değişik yerlerinden okuyucularım olduğunu varsayarak bu açıklamaları yapıyorum. Benim bulunduğum yerde hava bu şekilde. Siz de isterseniz kendi havanızdan bahsedebilirsiniz.

Bu hafta son gerçek tatil haftamdı sanırım. Zira pazartesi günü ders kayıtları var. "E ama sadece ders kaydı, daha okul başlamamış ki?!" dediğinizi duydum. Bunu diyen sizler büyük ihtimalle İTÜlü değilsiniz. Olsun, o da güzel. Bu kadar senedir İTÜ'ye kayıt oluyorum, hiçbir zaman tek günde kayıt işimi halledemedim. "Ama lütfen şu kontenjanı artırsanız..…