İsyan

11:29

Günaydınlar herkese. Arayı kısa tutup biraz gözünüze girmeye çalışıyorum galiba. Bir de tabi okurlardan gelen "daha düzgün şeyler yazsana!" tarzında açıklamalar var. İsyan çıktı çıkacak. Haklısınız tabi.

Ancak şöyle bir durum var. Eski yazılara bakınca, ki bunu söylemiştim sanırım daha önce, ben mutlu olunca bunu anlatmayı o kadar çok beceremiyorum. Aslında becerememek değil de, üzgün/mutsuz/sıkkınken daha çok yazıyorum. Öyle zamanlarda aklım daha karışık oluyor, daha çok düşünüyorum ve çoğunlukla da pek keyifli şeyler düşünmüyorum. Düşündükçe de bazı noktalara takılıp buraya yazıyordum galiba. (Bak o kadar uzun zaman oldu ki hatırlayamıyorum bile demeye çalışıyorum burada)
Aslında, mutluluk paylaştıkça çoğalır diyip mutluluğumu da uzun uzadıya yazmam lazım. Ama korkarım öyle şeylerden. İnsanlar mutsuzluğu kıskanmaz ama çok çok çok mutluluğu çekemez. Ben şimdi kimseye "beni çekemiyosunuz" demiyorum, yanlış anlaşılmasın tabi. Ama korkarım nazar değecek falan diye.
Ha ama şimdi şöyle bir şey diyebilirsiniz. "Yani sen şimdi mutlusun diye hiç mi aklına bir şey takılmıyor?" Takmamaya çalışıyorum. Hayat şu haliyle çok güzel. Bir şeylere takılıp da bunu harcamak istemiyorum. Hayatımın, tek oturumda yani aralıksız olarak bu kadar huzurlu geçtiğini hatırlamıyorum galiba. Bir şeye takılır gibi olursam da "amaaan, boşver" diyebiliyorum ki bu o kadar kolay bir şey değil düşününce.

Ve niye bu kadar kendimi savunma isteği hissettim bilmiyorum. Olsun. Beni böyle sevin.










coldplay - viva la vida
mogwai - acid food
amy winehouse - tears dry on their own

11:43

Comments

ozzy said…
yahu aşkolsun ben şimdi "daha düzgün şeyler yaz!" kadar sert ünlemli bir şey dememiştim ki, şakayla karışık laf salatası yaptıydım, suçlu hissettim şimdi kendimi :)
basakiper said…
Eh biraz abartmış olabilirim tabi ben de :)

Popular posts from this blog

Volverin, taraftara yol verin!

Bir baska pazar.

Nisan planlari