Come home

23:15

Bu seneki okul yükünün en ağır olduğu günleri yaşıyorum bu hafta. Aldığım 4 ders için de bir şeyler yapmam lazımdı. Yarın akşam 17:00'de ödevimi teslim ettikten sonra işim bitecek, bu hafta için. Aslında geçen senelere göre buna yük bile denmez. Bu yaptıklarım geçen senelerde, yapmam gereken onca şey arasında olsalardı eğer, yapmamak üzere üzerlerini karalayacağım cinsten şeylerdi. Ama hayat işte, bana neler yaptırıyor...

Bu dolu ve biraz da yorucu geçen haftanın ardından güzel bir haftasonunun beni beklediğini bilmek çok rahatlatıcı bir his. Cuma ve cumartesi ve pazar günümün hepsi planlanmış durumda şu an. Beni bunlar arasında en fazla heyecanlandıran sanırım pazar günü. Gerçi 'heyecan' burada doğru bir seçim olmadı sanki... Ama ben şu an daha iyisini bulamadığım için heyecan demeye devam edebilirim. Hem orta 2 ve orta 3 yıllarımı bilen, hem de şu an içinde bulunduğum durumdan haberdar olan arkadaşlarım, çoğunlukla Robert Kolejli olanlar bunlar, bu pazar günü Homecoming olması dolayısıyla içinde bulunduğum ruh halini az çok hayal edebilirler. (Gülme, B.) Ben bu hayal konusunda bayanlardan daha ümitliyim. Bu pazar "Robert sen mi büyükmüşsün, ben mi büyükmüşüm!" diye bağıracağım gün olacak. Yok hayır, gerçek anlamda bağıracağımı sanmıyorum. Ama beni gördüğünüzde, kafamın içinden bağırdığımı bilin diye söyledim. Ama tam bir Türk filmi tadında Gould Hall'un önünden aşağıya doğru bağırabilirim. Ya da direk Gould Hall'a da bağırabilirim. Bilemedim.. Bunlar biraz spontane olacak sanırım.

Her neyse, herkese benimki gibi süper bir haftasonu diliyorum. Gelişmelerle tekrar birlikte olacağız.



incubus - echo
the organ - sinking hearts
björk - human behaviour
she wants revenge - tear you apart

23:28

Comments

gulin vardar said…
nasıldı homecoming? gelemiyenler için ayrıntılı rapor isteniyor. :)

Popular posts from this blog

Bir baska pazar.

Volverin, taraftara yol verin!

Nisan planlari