Sahilden Bostancı

18:42

Her gün ya da en kötü ihtimalle iki günde bir yazı yazabilen, bloglarını güncelleyen insanları takdir ediyorum. Bana bu boş günlerimde zaman geçirmem için malzeme sağlıyorlar. Buradan onlara teşekkür ediyorum. Bazen ben de sizler gibi olmak istiyorum, ama sonra çok üşeniyorum. Bir de aklıma bir sürü şey geliyo mesela, ama bilgisayar başında otururken unutuyorum onları. Aklıma geldiği anda yazmam lazım galiba. Gerçi bu aklıma gelen her şey için aynı. Mesela birine bi şey söylemem gerekiyor, ya da gerekmiyo, sadece bir şey söylemek istiyorum, tam söyleceğim anda unutuyorum. Sonra düşünüyorum, hatırlamak için. Aklıma birkaç bir şey geliyor, ama asıl söylemek istediğim şey gelmiyor. Bilmiyorum, vitamin takviyesine ihtiyacım var ya da bol miktarda balık yemem gerekiyor ki kafam çalışsın. Gerçi dün gece 'Sahilden Bostancı' dolmuşunda yanımda oturan bağyan gibi en alakasız zamanlarda not tutabilirim. Gereğinden fazla nemli ve sıkışık bir dolmuş arka dörtlüsünde bağyan hiç üşenmedi, çantasından A5 boyunda bir defter çıkardı. Sonra kalem çıkardı haliyle. Sonra da bir şeyler yazdı. Ne yazdığını göremedim, gerçi yeterince uğraşsaydım görürdüm. Ama yeterince uğraşmamak için çaba sarfettim. Ayıp.
Aslında çabalayamayacak kadar uykum vardı, sanırım bu olaydan yaklaşık 38 saniye sonra da sızdım. Sonra telefonum çaldı, uyandım.
Evin küçük kızı olmak zor iş. Hiç büyüyememek daha zor bir iş.

Konuyla alakalı annemle yaklaşık 18 dakika önce aramda geçen diyaloğu da paylaşayım sizlerle.
-Anne ya, geceleri endişelenmen falan ne zaman geçicek? Ne zaman ben şöyle gönül rahatlığıyla sabahlara kadar sokaklarda sürtebilicem?
-Evlenince kızım.
-Ama anne nası yani?
-Evlenince kocanla sabaha kadar sürtersin kızım.
-E ama böyle dersen ben yarına evlenirim?!
-Varsa evlenicek biri evlen tabi.

Bundan sonra çok güldü annem. Kendi kendine. Ben pek üstelemedim. Evlenme işi biraz daha az ciddi bir iş olsaydı eğer ben yarın evlenirdim hakikaten. Sonra boşolx3 ile de kendimi durumdan kurtarırdım.
Her neyse, bu işlerin şakası olmaz. Ay ne ayıp şey.

Bugünlük bu kadar. Bi daha gelin.
İyi haftasonları!

james - getting away with it
björk - venus as a boy
eddie vedder - society
yo la tengo - black flowers

PS. İyi ki annem internetten o kadar çok anlamıyor...
18:57

Comments

gulin vardar said…
ben de evlenmek istiyorum! burama kadar geldi. biraz da çocuk yapalım.

ühü. :)

blog'una daha sık yazman dileğiyle,
Yasemin said…
haberimiz olur inşallah??

Popular posts from this blog

Volverin, taraftara yol verin!

Bir baska pazar.

Nisan planlari