Ferhat

19:04

Sen tabi tatil buldun diye o kadar gezersen soğuklarda, hasta da olursun tam tatil bitince. Ama tam tatilin son gününde hasta olmak zamanlama açısından baya iyi. Gezeceğim kadar gezdim, sonunda da yoruldum haliyle. İyi oldu. İlacımı aldım, vitaminimi erittim suda, üstüne bir de taze meyve suyu... Bir de bütün bunların üstüne bütün gün evde mayışmaktan çatladım. Pek güzeldi.

Dediğim gibi bu yazmadığım günlerde çokça gezdim. Aslında hep bu gezdim demelerimden sonra kanıt olarak buraya 1-2 de fotoğraf koymak istiyorum ama malesef elimde pek fotoğraf yok. Bundan sonraki günlerde "Hergüne Bir Fotoğraf" gibi bir kampanya başlatma planı içersindeyim, en azından kendi hayatım için. İlerde büyük yemek masalarında ailelerin yaptığı gibi "hayır 78'di bizim onlarla beraber şunu yaptığımız sene, senin dediğin 75'ti" falan gibi muhabbetlerde elimde kanıtlarla bütün tartışmalara son verebilirim böylece. Genel olarak hayattaki araştırmacı ve belgelerle olayları çözmeye çalışan bünyem beni günler geçtikçe böyle şeylere zorluyor sanırım.

Her neyse.
Güncel tartışmalardan biri olan AROG konusuna da şöyle bir değineyim. Perşembe akşamı, bayram süresince herkesin filmi izlediğini ve sinemaların biraz daha boş olacağını düşünerek AROG'a gittik B. Beyle. Salon dopdoluydu. Ve birçok sinema eleştirmeninin yazdığı gibi salonda çıt çıkmaması gibi bir durum yoktu. Herkes çok eğlendi. Ben de eğlendim. Bence GORA'dan çok daha güzel bir filmdi. Cem Bey'in başarılarının devamını diliyorum.
Onun dışında, hazır konu filmlerden açılmışken, dün akşam da senenin herhalde merakla beklenen son filmi olan The Day The Earth Stood Still adlı filme gittik. Haberi olmayanlar için film ilk olarak 1951 yılında çekilen bir bilimkurgu. Bu sene de başrolu Keanu Reeves'e vermişler, Will Smith'in oğlunu da almışlar, yeniden çekmişler. Film çok başarılı değildi, ben kendi adıma 6/10 verdim. Ama gidip görmek lazım.
Filmdeki asıl olay aslında ekranda değil yanımızdaydı. Biz dün geceki filmi, Ferhat Göçer Beyler ve onun sevgilisi film eleştirmeni Ömür Gedik Hanımlarla beraber seyrettik. Ferhat Bey çok enteresan bir insanmış, onu öğrendik. Bir insan kola içerken nasıl öyle sesler çıkarır, bir de salondaki sıcağa rağmen nası deri montla oturabilir anlayamadık. Ömür Hanım bu filmle ilgili bir yazı yazarsa kendisine hemen bir mail atacağım konuyla alakalı. Ama yok yazmazsa da en azından sizin haberiniz olsun. Ferhat Beyler bir gün sinemada yanınıza oturur ve kola içerse hazırlıklı olursunuz.

Öyle işte. Bayram sonrası herkese işinde gücünde kolay gelsin. Ben henüz tatilimi sonlandırmadığım için tatil sonrası sendromlarından haberdar değilim. Askere gidenlere 'gel tezkere gel tezkere', onları bekleyenlere de 'o şimdi asker canı neler ister' adlı şarkıları yolluyorum.
Sağlıcakla.

antony & the johnsons - fistful of love
feist - gatekeeper
björk - all is full of love
jeff buckley - dream brother

19:25

Comments

Popular posts from this blog

Volverin, taraftara yol verin!

Bir baska pazar.

Nisan planlari