Okullar acildi!

11:08

Yarın okulumun son döneminin ilk günü. Geçen gün okula gidip öğrenci belgesi aldım. Öğrenci belgesinin üzerinde bulunduğu dönem mi okuduğu dönem mi neyse ona benzer bir şey var. Kısaca kaç dönemdir okulda olduğumu gösteriyor. Orada kocaman bir "10" yazıyor. Her ne kadar zamanında okulumu bitirememiş olmanın can sıkıntısını yaşıyor olsam da orada 10 yazması hoşuma gitti. O "10"un yerinde "8" yazdığını hayal ettim gözlerim kapalı, aynı hissiyatı vermedi. Gerçi mesela orada "11" yazsaydı da baya havalı olabilirdi, ama yazmasın. 10 hem yuvarlak, hem de güzel duryuyor orada. "0" dan dolayı oturaklı da bir sayı.

En son yazdığımda bu hafta hareketli geçecek falan demiştim. Öyle de oldu. Bir koşturmaca, bir evrak toparlamaca falan derken yoruldum aslında. Sonra dün ilk defa toplu taşıma araçlarıyla Atatürk Havaalanı'na gittim. Evimden çıkıp havaalanına gitmenin ne kadar kolay, havaalanından çıkıp Beşiktaş civarlarına gitmeninse ne kadar zor bir şey olduğunu farkettim. Havaalanındaki emniyet amirliğinin verdiği bir güvenlik seminerine katılmak üzere 7.45 Kadıköy-Yenikapı-Bakırköy-Avcılar seferi yapan süper deniz otobüsüne bindim. Deniz otobüsüne ilk binişimdi, ben vapur insanıyım. Önce pek hoşuma gitmedi hızlı gitmesi, ama sonradan aslında keyifli bir taşıt olduğuna karar verdim. Bakırköy'de indikten sonra yollardan pek emin olamadığım için havaalanına giden dolmuş-taksilerden birine bindim. Pek konforlu bir yolculuktan sonra havaalanına gittim. Seminer bittikten sonra yaklaşık saat 11:35 civarlarında şehre inmek üzere yola çıktım. Metroyla Zeytinburnu, oradan tramvayla Kabataş, oradan da otobüsle Beşiktaş'a gittim. Bütün bunlar yaklaşık 2 saatimi aldı. Bütün yol oturmama rağmen Beşiktaş'ta yürüyecek halim olmadığını farkettim. Bu işe ilerleyen günler için bir çözüm bulmalıyım ama daha zamanım var.

Bunların dışında yarına kadar bitirmeyle ilgili formlarımı teslim etmem gerekiyor. Umarım onlarda bir sorun çıkmaz. Zira çıkarsa öğrenci belgemde "11" yazacak ve hiç hoş olmayacak. Yarın o formlarımı sorunsuz bir şekilde teslim ettikten sonra bitirme konum hakkında sizi daha da bilgilendirebilirim, isterseniz.

İşte böyle. Geçen hafta sabah vapurdayken şu aşağıdaki 'Same Mistake' çaldı, böyle ben daldım, bi sürü şey düşündüm. Boğaz puslu ve sisliydi bi de, böyle tam düşünme havası... Sonra en sonunda hayatımın şu halinden daha mutlu bir halini hayal edemedim. Önceki yılları, yaptıklarımı, yanlış denenleri falan hatırladım ve kendimle bütün onları yapmış olduğum için gurur duydum. Aslında şarkının bunlarla o kadar alakası yok, ben biraz yanlış şeyler düşündüm ama olsun. Her neyse, bütün bu bahsettiklerimi iyi ki yapmışım. Bugünkü halime değer.
Teşekkür ederim.

incubus - echo
jason mraz - i'm yours
james blunt - i'll take everything
james blunt - same mistake (hem de shuffle...)

11:27

Comments

BooTeS said…
hahaha sanırım benim öğrenci belgemde 16 yazıcak =) çerçeveletip duvarıma asıcam sanrım =)
ozzy said…
öf be bende de keşke 10 yazaydı da haftada 1-2 sisli puslu boğaz göreydim mis gibi. en son ne zaman vapura bindigimi hatirlamiyorum resmen. tadini cikar :)

Popular posts from this blog

Volverin, taraftara yol verin!

Bir baska pazar.

Nisan planlari