Enerji

09:53

Günaydınlar herkese. Arayı çok açtım, farkındayım. Ama bu aralar enerjim son damlasına kadar tükeniyor haftanın büyük çoğunluğunda. Sabah 06:30'da kalkıp gece 11:00-12:00 sularında yatmama kadar geçen sürede gerçekten şarjım bitiyor. Ben mesela şarjı dibine kadar kullanmadan telefonumu falan şarja takmayı sevmem, ya da ne biliyim şarjlı pillerle çalışan herhangi bir aleti. Kendimi bu aralar onlardan biri gibi hissediyorum. Telefonumun şarjı bitmeye yakınken ekran ışığını gereksiz yere uzun uzun açmıyor, ya da bana öyle geliyor. Sanırım ben de aynen telefonum gibi davranıyorum yer yer...

Her neyse.
İş hayatındaki 3. haftamı bitirdim. İlk haftaya kıyasla iyi bir haftaydı. Ama hala o kadar da iyi değil. Ama sabırlı bir insanım. Daha da iyi olmasını bekliyorum. O kadar yol gidip gelmeme değecek kadar iyi değil yani... Konu hakkındaki kıstasım buydu. İlerde, yaşlanıp evimde geçmiş günleri düşündüğümde, hayatımın birkaç yılını yolda geçirmiş olduğumu keşfetmek istemiyorum. (Hani gazetelerde falan çıkıyor ya, 'insan ömrünün 15 senesini uyuyarak geçiriyor' falan diye. Her gün ortalama 3 saatten bir hesap yaparsam çok fena bir sayıyla karşılaşabilirim ilerde...)
Ama tabi böyle şeyler bir yerde kısmet.

Bunun dışında neler anlatabilirim diye düşündüm... ama yok. İşe başladığımdan beri haftasonları da çeşitli sebeplerden dolayı gençliğime uygun aktivitelerde bulunamıyorum.

Sanırım haftanın en komik olaylarından biri, annemin ufak öğrencilerinden birinin ettiği laf. Bu lafla bu yazımı yüzlerde bir tebessüm bırakarak bitireceğim. Herkese iyi haftasonları.

"Öğretmenim! Ben şimdi burayı açık yeşille boyadım... Şurayı da kapalı yeşille boyayabilir miyim?"

10:03

Comments

haha çok komikmiş gerçekten de, yüzümde bir tebessüm edinerek kapatıyorum bu bahsi, teşekkürler.

Popular posts from this blog

Bir baska pazar.

Volverin, taraftara yol verin!

Nisan planlari