Standart

19:41

Bir onceki yazimda aman hava cok guzel, bahar da ne iyi etti de geldi dedim, ben dedigim gibi de gordugunuz gibi kis geri geldi. Kusura bakmayin, bilerek veya isteyerek yapmadim ama sanirim sesli olarak bahar geldi deyince bahar kacti. Ben bir sure bu konuda konusmazsam geri gelebilir diye dusunuyorum. Bakalim, gorecegiz.

Dun gece Pazar olmasi itibariyle sinemaya gittik. Kucukken gec saatte bitmesi sebebiyle bir turlu izleyemedigim Parliement Pazar Gecesi Sinemalarina inat su yasimda pazar gecesi sinemasi yapmak kendimi iyi hissettiriyor. Bu haftanin filmi, uzun zamandir konusulan ve yaz tatilindeki en iyi arkadasimiz Nejat Isler'in son filmi Kaybedenler Klubu'ydu.


Cogunlugun aksine ben filmi pek begenmedim. Ve sirf begenmedim deyip de kalabalik arasindan siyrilmis olmak icin demiyorum bunu. Ben gercekten begenmedim filmi. Kaybedenler Klubu Kaan ve Mete unlu olduklari yillarda ben takriben Orta 1 veya Orta 2'deydim. Isimlerini duymustum ama dinlememistim. Belki o zamanlar dinlesem benim de hayatimi degistirirlerdi, ama malesef degistirmediler. Kendileri o donem acayip unlu olup inanilmaz seyler basarmis olabilirler. Malesef film bunlari yapamadi. Bence filmi cok begenenler zamaninda 3-5 kere Kaybedenler Klubu'nu dinlemis insanlar. Filme sovmek istemiyorum, zira kotu bir film degil, sadece oldukca bayikti bence. Ama gidilsin gorulsun, Turk sinemasi da para kazansin da kim bilir belki gun gelir Nejat her zaman oynadigi asi delikanli rollerini bir kenara birakir da sessiz sakin bir adam rolunu ustlenir.

Iste boyle gencler. Yakin zamanda gorusmek uzere. Optum!

19:52

Comments

Popular posts from this blog

Volverin, taraftara yol verin!

Bir baska pazar.

Nisan planlari