30'dan sonra

En son yazimdan sonra 1 ay gecmis. Ben bu surede bahsettigim gibi her gun beni mutlu eden seyleri dusunmeye calistim. Bazi gunler bu cok kolaydi. Bazi gunler ise gercekten bugun mutlu oldum mu ki diye kendime sormam gerekti. Mutlulugu bazen sukranla degistirdim. Elimden o kadari geldi.

Gecen gun bir belgesel izliyordum. Dunyanin 4.5 milyar yasindan oldugundan ve bugune kadar 5 buyuk yokolma (the big five extinctions) gecirdigini anlatiyordu. Ben bunlardan sadece dinazorlarin yokolmasini biliyormusum megerse. Her neyse... Eger dunyanin yasinin 24 saat oldugunu dusunursek insanligin bu 24 saatteki yeri sadece geceyarisindan onceki kisa bir sureye denk geliyor. Resmi biraz daha buyutursem, Dunya evrendeki milyonlarca belki de milyarlarca gezegenden sadece biri. Yani kocaman bir sahildeki kucucuk bir kum tanesindeyiz ve bu kum tanesinde gecirdigimiz sure evrenin tarihinde lafi edilmeyecek kadar az bir sure.

Ve sonra butun bu olanlar.
Boyle dusununce cok anlamsiz her sey.
Sadece biraz sevgi. Yeter mi ki acaba?

Comments

Popular posts from this blog

Bir baska pazar.

Volverin, taraftara yol verin!

Nisan planlari